Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 4 5 ... 7
1
WwW.SohbetViva.Com AiLe ÜyeLeri / KuruLuş 2014 Sohbetviva
« Son İleti Gönderen: RotaSız 16 Şubat 2019, 00:01:51 »
SohbetViva.Com 2014 yılında kurulmuş köklü bir sohbet sitesidir. Sunucumuza dünyanın dört bir yanından sohbet etmek isteyen arkadaş arayan kullanıcılar giriş yapmaktadır. Bizde bu köklü ve kaliteli sohbet muhabbet sitesinde sizlerin yanında sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duymaktayız.
Sohbetviva.Com
Kurulduğu günden beri her geçen gün daha büyümekte ve yol katetmektedir. Bu nedenle emeği geçen tüm arkadaşlara şükranlarımı sunar hoş sohbetler dilerim saygılarımla. By ErKaN
2
Hazır RemoteLer / TAŞINDI: TAŞINDI: ÖzeL karsilama-addonu
« Son İleti Gönderen: RotaSız 15 Şubat 2019, 21:35:51 »
Bu konu İrc Tarih isimli bölüme taşınmıştır.

https://sohbetviva.com/forum/index.php?topic=66.0
3
SERVICES’ler nedir? / Services
« Son İleti Gönderen: RotaSız 15 Şubat 2019, 20:32:20 »
Bir takım kanal ve nick güvenliğini sağlayan, karşılıklı e-mail gibi mesajlaşmayı sağlayabilen otomatik sistem.
Genelde 3 bölümden olusur: CHANSERV, NICKSERV ve MEMOSERV
(Servislerin kullanımı hakkında detaylı bilgiyi Servis’ler bölümünde bulabilirsiniz)
–
Services’lar Nick ve Kanal ayarlarının güvenliğini sağlayan en önemli araçlardır.
Services’lar sayesinde nicklerinizin başkası tarafından kullanılmasını engelleyebilir,
kanallarınızın ayarlarının sabit kalmasını sağlayabilir, başkası tarafından ele geçirilmesini önleyebilirsiniz…
–
NickServ, nickinizin sadece sizin kontrolünüzde olmasını sağlamaktadır.
Kullanıcı, nickserv sayesinde o anda kendi nickini kullanan kişinin IRC ile olan bağlantısını düşürüp kendi nickini alabilir ya da bunu NickServ ayarları ile otomatikleştirebilir.
–
ChanServ, kanal kayıtlarını yapan servistir.
Kanalın kaydını yapan kişiye Founder (kurucu) adı verilir.
Founderlar, kanalın mode’larını, daimi operatorleri ve diğer kanal özelliklerini ChanServ sayesinde ayarlayabilirler.
ChanServ ayrıca kanaldan otomatik olarak atılacak kişilerin kaydını da tutar.
–
MemoServ, kullanıcıların diğer kayıtlı Nick’lerle ve #Kanal’larla olan iletişimini sağlar.
Belirli bir süre içinde Memo yollanan nick, IRC’de nick tanımlamasını yazarsa Memo’larını okuyabilir.
Bir nevi kısa mesaj servisidir.
4
SERVER (Sunucu) nedir? / İrc Sunucu
« Son İleti Gönderen: RotaSız 15 Şubat 2019, 20:28:59 »
IRC sunucusu; insanların aynı ortamda birbirlerini bulabilmeleri için temel çatı.
5
NICKNAME ne demektir? / NICKNAME
« Son İleti Gönderen: RotaSız 15 Şubat 2019, 19:51:01 »
NICK olarak da kısaltabileceğimiz, RUMUZ mahiyetindeki herkişiye özel bir isim.
Nick olarak adınızı kullanabileceğiniz gibi, diğer hoşunuza giden takma isimleri de kullanabilirsiniz.
Bonny, PuFiDik gibi. Burada dikkat edilmesi gereken önemli husus, aynı anda, aynı ortamda bir nickten iki tane olamaz.
Böyle bir durumda server sizi uyaracak ve de başka bir nick almanızı söyleyecektir.
Gene nick seçiminde önemli bir nokta sizin gerçek hayattaki kimliğinizi yansıtmaması.
Nede olsa sanal olan bir ortamda gerçek kimliğinizi saklamak sizin hakkınız.
6
İRC NEDİR / İrc Nedir
« Son İleti Gönderen: RotaSız 15 Şubat 2019, 19:44:56 »
IRC: Hizli mesajlasma olup,
dünya üzerindeki değişik kullanıcıların internete bağlı oldukları ve de
aynı sunucuyu yada birbirine bağli sunucuların network’ünü seçtikleri durumunda birbirleri ile iletişim kurmalarını sağlayan bir ortamdır.
–
IRC aracığılı ile dünya üzerinde herhangi birisi ile konuşabilmek,
değişik odalarda sohbet etmek, dosya alışverişi yapmak, hoşça zaman geçirmek mümkündür.
IRC temel olarak incelendiğinde, bir sunucu, sunucuda userlar, userlarin oluşturduğu odalar,
ve de userlar arasındaki özeller’den oluşmakta olduğu görülür.
7
İrc KomutLarı / Memoserv Komutları
« Son İleti Gönderen: RotaSız 15 Şubat 2019, 19:38:02 »
Memo atma komutu : /ms send nick mesaj

Memo okuma komutu : /ms read numara

Memo silme komutu : /ms del numara

Memoları listeleme komutu : /ms list

Memo limiti koyma : /ms set limit limit

Silinen memoyu geri getirme komutu : /ms undel (Fakat silinen memodan sonra , memo gelmemesi lazım)

Gelen memoyu maile yollama komutu : /ms forward numara nick

Memo servisini iptal etme komutu : /ms set nomemo on

Memo saklama komutu : /ms save numara

Memoların sadece maile gelme komutu : /ms set forward on

Memolarım hem maile hem nicke gelme komutu : /ms set forward copy

Memo ignore komutu : /ms ignore add nick
8
İrc KomutLarı / Levels Komutları
« Son İleti Gönderen: RotaSız 15 Şubat 2019, 19:36:13 »
Levels ayarlarını listeleme komutu : /cs levels #kanaladı list

Fonksiyonu seviyelendirme komutu : /cs levels #kanaladı set fonksiyonadı seviye

Fonksiyonu iptal etme komutu : /cs levels #kanaladı dis fonksiyonadı

Levelsleri ilk haline getirme komutu : /cs levels #kanaladı reset





Extraban Komutları



Kanalın ban listesini görme komutu : /mode #kanaladı +b

Ban açma komutu : /mode #kanaL -b nick

Whoisinde #kanaladı olanlar kanalına giremezler : /mode #kanaladı +b ~c:#kanaladı

Kanalında nick değiştirmez komutu : /mode #kanaladı +b ~n:nick

Fullnamesine göre kanala giremez komutu : /mode #kanaladı +b ~r:fullname

Kanalda konuşamaz komutu : /mode #kanaladı +b ~q:nick

Nicki kanalda koruma altına almak komutu : /mode #kanaladı +e nick

+i den etkilenmez komutu : /mode #kanaladı +I nick

Süreli ban atma komutu : /ban -usaniye #kanal nick

Ban kick komutu : /ban -k #kanal nick sebep
9
Allah (c.c.) evreni yaratmadan önce görevli meleklerini yaratmıştır. Dört büyük melek bunların başında gelir: Cebrail, Azrail, Mikail, İsrail. Zaten el-Câmi’ (dağınık şeyleri biraraya toplayan; parçaları, gönülleri birleştiren) güzel ismi de bu meleklerin Arapça isimlerinin baş harfinden meydana gelmektedir.

Bu meleklerin görevleri ve işleri, evrenin yapısına ışık tuttuğu gibi insanın yaşamında neye öncelikli olarak değer vermesi gerektiğini de göstermektedir. Çünkü evrendeki ve insandaki her önemli olay ve olgu bu meleklerin görevlerinde ve işlerinde toplanmaktadır. Kuşkusuz Allah (c.c.) bu melekler olmadan da onların görevlerini ve işlerini doğrudan yapardı. Ama bunların yaratılmasında türlü hikmetler gözetilmiştir. İnsan bu meleklerin görevleri ve işleri üzerinde düşündüğü zaman Allah’ın (c.c.) büyüklüğünü; yaratılmış olan şeylerin özellik ve niteliklerden beri olduğunu; kötü zan ve düşüncelerden münezzeh bulunduğunu; tüm bunlara, özellikle evrendeki her varlık, olay ve olgunun çeşitli hikmetlere dayalı olarak birtakım kusur ve eksikliğine karşın yine de Allah’ta (c.c.) toplandığını (el-Câmi’ oluşunu) kavrar. İşte bu büyük melekler, Allah’ın (c.c.) şanını yücelttikleri gibi dünya imtihanı gereği yaşanan her türlü haksızlıklar, yanlışlıklar, küfür ve isyanlar için de perde olmaktadır.

Evrendeki en büyük olay, Allah’ın (c.c.) bizi yalnız bırakmadığıdır; meleği Cebrail (a.s.) vasıtasıyla seçtiği peygamberlere insanlara ulaştırması için mesajlar göndermesidir. Allah’ın şanı yücedir. O’nun bir insanla doğrudan konuşması yerine meleği Cebrail aracılığı ile kitaplar indirmesi şanına daha çok yaraşır. Bu açıdan ilahi kitaplar haktır. Ama bazıları insan eliyle tahrif edilmiştir, özgünlüklerini yitirmişlerdir. Kuran-ı Kerim tek harfi bile değişmeden zamanımıza kadar gelmiştir. Allah (c.c.) sözüdür. En büyük gerçektir. Evrenden bile daha gerçektir. Çünkü evren ve içerisindekiler mahluk (yaratılmış) iken Kuran-ı Kerim Allah’ın ezeli sözüdür. Kim Kuran-ı Kerim’i orijinalinden okursa büyük nimetlere erer. Kuşkusuz meal okumanın da yararları vardır. Okuduğunun anlamını bilmek kişiye çok şey kazandırır. Ama orijinal Kuran-ı Kerim anlamı bilinmeden de okunsa yine manasının özünü kulun kalbine bir ilim ve hikmet olarak yerleştirir. Allah sözü okunmaya başlandığı anda nura dönüşür. Nur ruhun gıdasıdır. Yani Kuran-ı Kerim anlamı bilinmeden okunsa da bir terapi değerine sahiptir. Bunu ancak Kuran-ı Kerim’i çokça okuyanlar anlayabilirler. Her sure bir maddi ve manevi hastalığın şifasıdır. Âlimler Kuran-ı Kerim’in hakkının yılda en az iki kere hatim olduğunu bildirmektedirler. Her harfine on sevap verildiği hadis-i şeriflerde vurgulandığı gibi kıyamet günü de şefaat etme yetkisinin bulunduğu belirtilmektedir.

Evrendeki ikinci büyük olay ölümdür. İnsanda ebedi yaşam arzusu bulunmasına karşın ölüm gerçeği önünde aşılmaz bir engel olarak durur. Bu işle Azrail (a.s.) görevlendirilmiştir.

Allah öldürür. O canları alır. Çünkü O el-Mümit’tir. (Öldüren Allah’tır.) Ama Azrail’i buna perde kılmıştır. Azrail’e de yaşlılık, kaza ve hastalıkları perde yapmıştır. Böylelikle insanlar bu acı olayda perdelere takılıp yüce Allah’ı içinde bulundukları halet-i ruhiye ile suçlamayacaklar, O’na isyan edemeyecekler. O’nun şanına yakışmayan sözleri söyleyemeyeceklerdir.

Doğa olaylarının işleyişinde, hayvanların ve rızıkların yaratılmasında vesile olan Mikail (a.s.) bize canlıların yaşamlarında ve yaşam mücadelelerinde çeşitli sıkıntılarla karşılaşılsa da bir güvenceyi hissettirmektedir. Evrendeki üçüncü büyük olay, bütün canlı varlıkların Allah (c.c.) tarafından beslenmesidir. Bu yüzden bu konudaki yaşanan acılardan insanoğlu Mikail perdesini görerek yüce Allah’ı şanına yakışmayan şeylerden tenzih edecektir.

İsrafil (a.s.) bütün evrenin yok oluşunu gerçekleştirecek olan meleğin adıdır. Evrenin faniliği onun varlığı ile gerçekleştirilecektir. Bütün evreni yıkacak, atomları parçalarına ayırarak yokluğa, Allah’ın (c.c.) emrine ulaştıracaktır. Bu da evrenin dördüncü büyük olayı olan kıyamettir. Evrenin yıkılması ile büyün canlı ve cansız varlıkların varlığı sona erecektir. Bunun için bir meleğin görevli olması Allah’ın şanını yüceltmektedir. Bu meleğin suru ikinci kez üfürmesi ile sorgu ve hesap için canlıların ve insanların dirilmesi de yüce Allah’ın şanına uygun düşen işlerdendir. Eğer madde Allah (c.c.) ile doğrudan ilgili olsaydı ezeli ve ebedi olacaktı, ama Allah (c.c.) ebediyet için yarattığı İsrafil ile bunların varlık ve yokluklarına yönelmiş ve bunları birer fani olarak yaratıp yok edecektir.

Allah (c.c.) tüm insanları ölümünden sonra diriltecek, mahşer meydanında hesap için toplayacaktır. Onun el-Câmi’ güzel ismi mahşer meydanında dünya yaratılalı beri gelip giden tüm insanları biraraya toplamasıyla da tecelli edecektir.

İnsan ya kendisini sever ya da Allah’ı (c.c.) sever. Bunun dışında başka bir seçeneği yoktur. Çünkü insan kendisini seven nefisten ve Allah’ın emrinde olan ruhtan meydana gelmiştir. Diğer varlıkları ve insanları da sevmesi aslında insanın kendisini sevmesinin bir parçasıdır. Çünkü bu sevgilerde de mutlaka birtakım çıkarlar vardır. Tabii biz bu sevginin bir işe yaramadığını, yanlış olduğunu ifade etmiyoruz. Yaşam için bu sevgi de gerekli kılınmıştır. Buna nefsi sevgi diyebiliriz. Bir anne bu sevgiyle evladını sever, insanlar genellikle birbiri ile bu sevgi ile evlenirler, arkadaşlıklar kurarlar. Ama bir de iman kardeşliği vardır ki bundaki sevgi adeta bir mucizenin gerçekleşmesidir.

Peygamberimiz (s.a.s) Medine’ye hicret etmeden önce orada bulunan Araplar kabile hayatı yaşıyorlardı. Kabileler arasında da her zaman düşmanlık ve savaş eksik olmuyordu. Allah (c.c.) indirdiği kitapla, yeşerttiği imanla kalpleri nasıl birleştirdiğini, onları bir devlet çatısı altında nasıl topladığını, bu sayede el-Cami’ güzel isminin nasıl tecelli ettiğini şu ayet-i kerimede bildirmiştir: “Allah müminlerin kalplerini birbirine ısındırıp birleştirdi. Şayet sen dünyada bulunan her şeyi sarf etseydin bile yine de onların kalplerini birleştiremezdin. Fakat Allah onları birleştirdi. Çünkü O Azîz ve Hakîm’dir (Enfal suresi, ayet 63). ”

İşte bu çeşit bir sevgi nefisten kaynaklanmaz. Allah (c.c.) sevgisinden güç alır. Nefsi değil, ruhidir. Böyle bir sevgi ile peygamberimiz (s.a.s) muhacirlerle (Mekke’den gelenlerle) ensar (Medine yerlileri) arasında mümin kardeşliğini ilan etmiştir. Bu kardeşliğin sonucu meydana gelen olayları insanın akıl ve mantığıyla izah etmesine, anlamasına imkân yoktur. Çünkü birbiriyle kardeş ilan edilen Müslümanlar her şeylerini de paylaşmışlardır: Evini, tarlasını, bahçesini, parasını… Hatta iki eşi olan, birisini boşayıp mümin kardeşiyle evlendirmiştir. Bu dünya tarihinde eşi benzeri görülmeyen büyük bir olaydır. Bu, kardeşini Allah (c.c.) sevgisiyle sevmektir.

Mümin kardeşliği dışındaki birliktelikler nefse dayandığı için çıkarlar çatıştığında veya değiştiğinde bozulur. Aslında bunlar görünüşte biraraya gelmelerdir; gerçekte kalpler ancak Allah’ın (c.c.) izniyle ve imanla biraraya gelebilir. Kalpleri buluşturmak iki dağı biraraya getirmekten zordur. Allah (c.c.) Kuran-ı Kerim’de inanç öğesi dışındaki birlikteliklerin, guruplaşmaların, dayanışmaların içyüzünü şöyle açıklamaktadır: “Kendi aralarındaki çatışmaları pek şiddetlidir. Sen dışarıdan onları birlik içinde sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır (Haşir suresi, ayet 14).”

Allah’a (c.c.) ibadet edilen mekanlara da Allah’ın (c.c.) bu güzel ismine uygun olarak câmi’ denmiştir. Buralarda Müslümanlar hem Allah’a (c.c.) ibadette biraya gelmekte hem de birbiriyle kaynaşmaktadırlar.

Din ve inanç birliği insanlar arasında en güçlü bağdır. Kardeşlik duygularını en ileri derecelere taşır. Din dışındaki diğer bağlar o kadar güçlü değildir. Hatta aynı ana-babadan doğan kardeşler birbirinden kopuk bir hayat yaşayabilirler. Ama din ve inanç birliği tıpkı muhacirlerle ensar arasında olduğu gibi yürekten bir bağlılık sağlayabilir. Câmi’ gibi bir mekanda toplanmadan önce kalpler imanla aynı noktada biraraya getirilebilir.

İslam dini, tüm dünya insanlığını Allah’a (c.c.) kulluk gibi evrensel bir olguda birleştirmek üzere gönderilmiştir.

İslam dininin bir şartı da hacdır. Hac dünya Müslümanlarının biraraya geldikleri büyük bir ibadettir. Allah’ın el-Câmi’ güzel isminin tecelli ettiği devasa bir organizasyondur. Zaten haccın bir rüknü olan Arafat meydanında toplanma ile adeta mahşer günü Arasat meydanında toplanma anı yaşatılmak ve ölmeden önce Allah’a (c.c.) hesap verme bilinci oluşturulmak istenmiştir.

El-Câmi’ güzel ismi ile kula düşen görev, nefsin bir çıkar olmadan diğer bir insanla biraraya gelememesine karşın Müslümanların Allah (c.c.) rızası için toplanmalarını, buluşmalarını, ibadet yapmalarını Allah’ın (c.c.) bir lütfu ve ikramı olarak görüp O’na şükretmektir.
10
Hizb-i muhammed(s.a.v) / Hizb-i muhammed(s.a.v)
« Son İleti Gönderen: RotaSız 15 Şubat 2019, 19:13:53 »
Aşağıda gelen hizbi Hazreti Peygamber(s.a.v.) büyük hadiselerin ve savaşların olduğu zamanlarda okurdu. Zamanımızın hadiselerinin arasında maddi ve manevi yönden sıkıntıda kalan kimseler bu hizbe devam ettiklerinde ferahlıyacaklar ve yaşantılarında genişlik hissedeceklerdir.(M.Ahzab,315)

Bismillahirrahmanirrahiym* Allahümme ya alimes sirri ven necva* Ve ya kaşifed durri vel belva* İc’al li emri feracen ve mahraca* Bi rahmetike ya erhamer rahımiyn* İyyake na’büdü ve iyyake nesteıyn* Allahümme lekel hamdü ve ileykel müstean* E la ilellahi tesıyrul ümur* Fe se yekfiykehümüllahü ve hüves semiul aliym* Ve sallellahü ala hayri halkıhi muhammedin ve alihi ve sahbihit tayyibinen tahirine ve selleme tesliyma* Allahümme sarrif anni emsalehu ya settaral uyub*

Allahümme inneke daimün la ilahe illa ente bi rahmetike ya erhamer rahımiyn* Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil aziym* Elif elif lam mim zalikel kitabü la raybe fiyh* Be beraetün minellahi ve rasulihi illellezine ahedtüm minel müşrikin* Te tebbet yeda ebi lehebin ve tebbe ma ağna anhü malüh* Se sümme evrasnel kitabellezinastafeyna min ibadina* Cim cennatü adnin yedhuluneha yühallevne fiyha*

Ha ha mim ayn sin kaf* Ha hatemellahü ala kulubihim ve ala sem’ıhim ve ala ebsarihim ğışaveh* Dal demmerallahü aleyhim ve lil kafirine emsalüha* Zel zerni ve men haleftü veıyda* Ra rubema yeveddüllezine keferu lev kanu müslimin* Ze züyyine linnasi hubbüş şehevat* Sin selamün ala nuhın fil alemin*

Şın şehidellah* Sad sad sad vel kurani ziz zikr* Dad darabellahü meselen lillezine keferu vemraete nuhın vemraete lut* Tı taha ma enzelna aleykel kurane li teşka* Zı zaheral fesadü fil berri vel bahr* Ayn amme yetesaelun* Ğayn ğafiriz zenbi ve kabilit tevbi şedidil ıkab* Fe fe la ve rabbike la yü’minun* Kaf kaf vel kur’anil mecid* Kef kella sevfe ta’lemune sümme kella sevfe ta’lemun* Lam lev enzelna hazel kur’ane ala cebelin le raeytehü haşia* Mim muhammedün rasulüllah* Nun nun vel kalemi ve ma yesturun* Ve lillahil esmaül husna*

He hüvallahüllezi* Lamelif la ilahe illa hüve küllü şey’in halikün illa vecheh* Ye ya’lemü ma beyne eydiyhim ve ma halfehüm ve ilellahi türceul ümur* Ya allahü ya rahmanü ya rahıymü*Ya allahü la ilahe illellahü vahdehu la şerike leh lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve ala külli şey’in kadir*
El hamdü lillahillezi la ilahe illa hüvel hayyül kayyumü ve netubü ileyhi nes’elühüt tevbete vel mağfirete vel ınayete vel hamdülillahi ve sübhanellahi vallahü ekberu ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil aziym* Bi fadlike ve keramike ve lutfike ve rahmetike ya erhamer rahımiyn* Ve sallellahü ala seyyidina ve nebiyyina muhammedin ve alihi ve sahbihi ecmeıyn*
Sayfa: [1] 2 3 4 5 ... 7